9 Haziran 2012 Cumartesi

Zardanadam - Gidiyor Gençliğim

Ne kadar çok beni anatıyor..


Devamını Oku

29 Mart 2010 Pazartesi

İnsan olmak! Yetmedi...

İnsanlar kadar haini yok.
İnsanlar napmış?
İnsan kadar hayvanı yok.
İnsanlar n’olmuş?
Gitmeleri için bi sebep vermek.
Artık sanırım git demek.

Yağmuru severdi kalbim aslında.
Ama hiç bir şey yağmurlar kadar çok şey götürmedi benden.
Kalbim dedim.
Olmadı.
Ruhum dedim.
Olmadı.
Asaf gibi istediğin yalan olsun al dedim.
Düzinelerce yalan yığdım kapısına.
Olmadı.

İşte bu noktada, sanırım bir değerim kalmadı.

İnsan olmak!
Yetmedi...

Ben sadece onun çilek kokan nefesiyle avunurken.
O beni hiç anlayamadı.

Nefret ederek tükettiğim şeyin dahi dumanında sülietine rastlar,
Rüyamda onu görmemek için uyumamaya çırpınırken,
O bunu hiç bilmedi.

Aşk kadar tatlı, aşk kadar acıydı her şey.

Renkler çok canlıydı o zamanlar..
Böyle siyah beyaza talim değildi hayatım.
Gride olamazken.
Pek bi kabaydı sözler.

İnsan olmak!
Yetmedi...

O bir yudum suya hasretken,
Ben ona denizler vaad ettim.
Olmadı.

Kollarımı açtım iki yana...
Seni 1211 kere kollarımı açarak özledim dedim.
Olmadı.

Gülümsemeyi çok severdi.
Bende, belki benim gülümsettiğim bi kişi onuda gülümsetir diye,
Herkesi gülümsetmeyi çok severdim.

Üzgünüm...
İnsan olmak!
Yetmedi...
Devamını Oku

22 Mart 2010 Pazartesi

Gülümse..

Ciğerlerine yavaşça
sıvı doluyor.

Her nefesinde boğulacak gibi oluyorsun.

Ama olmuyor.

Her nefesin sana acı veriyor.

Bu çok yavaş,...

...ağrılı ve...

acı verici olacak.

(House M.D S3E3)










Biz yanarken bazıları söner. Geçmişten kurtulamaz. Kırgın bedeni elinden tutucak kişiler beklerken, karşısındaki gülümseyerek onu özlediğinden bahseder. Çok karışır. Çözen bulamaz. Zamanı sorgular, yargılar. Kızarak. “Çok hızlısın, çok acımasız ve umursamazsın” der.


Nasıl doğacağımıza

karar veremeyiz.

Ve nasıl öleceğimize de

karar veremeyiz

Dünyaya düşmüşüz bir şekilde. Aşık olmuşuz. Acı çekmek kolaymış. Alışmışız. Rüya olduğunu bir türlü görememişiz yaşadıklarımızın. Sevdiklerimizden hep uzaklaşmışız. Onlar ellerini uzatmış, biz yokmuşuz; biz elimizi uzatmışız onlar yok olmuş. Ruhumuzu sürekli aldatanlara inat. Gülümsemeyi öğrendiğimizi herkese göstermeye çalışmışız. İçimizdeki acılara inat, kaçmadan, yorulmadan; idam koltuğumuzu parlatan kişilere gülümsemişiz.


Olsun demekte zor artık. Çünkü büyüdük. Çocuk düşlerimiz yok artık. Sen bir şeyi düşünürken, sen birini önemserken o sadece seni yargılayıp ceza verme telaşı içinde. Hepimiz böyleyiz. İnsanları ufak şeyler için kırıyoruz, duygularını görmezden geliyoruz. Onları ne kadar üzebiliriz diye uğraşıyoruz. İsteyerek ya da istemeyerek. Aslında istemeyerek. Çünkü artık bu ruhumuza yapışmış. Bunun farkında değiliz. İnsanları reddediyoruz. Onları hiç dinlemeden, yolumuzdan çekiyoruz. Bir insan bizden daha fazla üzülürse ben ondan mutlu, sevecen ve gülümser vaziyette olurum. İnsanları daha kolay etkileyebilirim düşüncesi içine girdik.


Olsun demekte zor artık. Çünkü büyüdük. Çocuk düşlerimiz yok artık. Toprak gibi kokuyo artık nefesimiz yalanlardan. Herkes yalan söylüyo. Artık bu doğamızda. Yalansız yaşıyamıyosun. Yalan varsa her zaman bir kaçış yolun var. Ama farket, bir cesede dönüşüyosun. Değerlerini yitiriyosun. Kork artık insanlara zarar vermekten. Bir tek sen yoksun ki şu hayatta ve bu yüzden sadece kendi duygularını düşünerek hareket etmen ne kadar alçakgönüllü bi davranış? Aramızda hala bazıları mutlu olsun diye kendini üzen insanlar var. Bunlar sence senden değersiz insanlar mı? O senden daha çok mutlu olmayı hakediyo. Çünkü o yaşıyo, çünkü o sadece kendi için değil, sadece kendinden başkasının saf ve naif bir gülümsemesi için değerlerini yitiriyo. Birazda sen üzül. Zaten hep üzgün olduğunu söylüyceksin bana dimi? Evet, hep üzgünsün. Sebebi sence ne olabilir? Tabikide benim, senin ve onların sadece kendini düşünerek insanlara yaklaşması ve bunu doğal seleksyon gibi bi seçilim olayına dönüştürmemiz. Sen, ben ve onlar tekrar düşünüp bu alışkanlıktan vazgeçersek; sen, ben insanları üzmeyiz ve onlarda bizi üzmez. Hadi, sadece birinin gülümsemesi için bir şey yap. Bencil davranmadan. Kendin mutlu olmaya çalışmadan ve karşılık beklemeden. Sadece gülümset. Ruhundaki farklılığı o an hissediceksin. Bir cesetten farkını o an anlıycaksın.




Peki bizi üzenler cezasız mı kalıcak? Tabikide hayır. Cezasız kalmadılar zaten. Sen onları üzdüğünde, birileride onları üzdü ya da tam tersi. Onlar birisini üzdüğünde, sende birisini üzdün. Herkes yeterince acı çekmedi mi?

Devamını Oku

15 Mart 2010 Pazartesi

Denemeden Kaybedemezsin

Tanrı’yla konuşmak mi istiyorsun? O zaman beraber gidip onu görelim, yapacak daha iyi bir işim yok...
Indiana Jones
"Raiders Of The Lost Ark"


Acı çekiyosunuz. Evet. Tanrı'nın size elini uzatmadığını düşündüğünüz her gün acı çekiyosunuz. Çıkmak için bi kapı arıyosunuz. Fakat siz canlı bir organizmasınız. Tek çözüm insanlığın tek açığı olan ölüm. Bu da kesinlikle kolay elde edilebilen bir şey değil. Çünkü her insan her şeyden nefret etse bile kendini sever. Kendine zarar vermekten kaçınır.
Her şeyi bi kenarıya bıraktığımizda kendimizide zaman bırakıyoruz. Limelight filminde Calvero'nun dediği gibi. "Zaman en iyi yazardır. Her zaman mükemmel sonu yazar." aslında ilginç olansa bizim olduğunu düşündüğümüz hiç bir şeyi aslında bizim kontrol etmiyo oluşumuzdur.
Bunu yaşayan arkadaşlarımı görüğüm için bu konuda örnek vermekten kaçınmıycam. ÖSS denilen sistemde bi kobaysınız. Umutlara sahipsiniz ve hedeflere. Bu gerkenten çok güzel bir şey. Saçmada olsa bir sistemin size hayatta bi amacınız olduğunu hissettirmesi sizi asla boşlukta olmayıp mükemmeliyeti yaşıycakmışsınız hissi yaratıyor. Bu hedef, amaç ve umut uğruna gerçekten çok çabalıyosunuz.(
except for me) Gerçekten bu çaba sonucunda iyi bir puan alıyosunuz. Kendinizi o kadar odaklamışsınız ki hedefinize umudunuzdan yüksek bi puan çıkıyo geliyo karşınıza. İstediğiniz bölüm 345 puan fakat siz 360 almışsınız. Bu gerçekten mükemmel bir şey. Bölümünüze belkide 1. girip havanızı atabilirsiniz. Ama biz napıyoruz. Puanımız heba olmasın diye tüm umut ve hayallerimizden feragat edip puanımıza ucu ucuna yeten bi bölüm yazıyoruz. En yakın arkadaşım 345 puanlı otomotiv mühendisliğini isterken, elindekilere sahipken bi anda elindekiler ona sahip oluverdi ve şu anda tıp okuyo. Bu kötü bir şey değil tabikide ama umutlarımızın, hayallerimizin peşinden gitmek yerine toplumda her zaman bizi üst seviyelere çıkarıcana inandığımız şeyleri yapıyoruz.




Bu hayatta önemli olan ne umduğunuz ya da ne hakettiginiz değil, önemli olan ne aldığınız... Biz hiç üzerimize düşeni yapmasakta size göre düzen bizi eğiticek ve bize olmamız ya da almamız gereken şeyi vericektir. Hayır. Düzeni biz oluşturmalıyız ki büyüyebilelim. Sorumluluk duygumuz gelişsin ve gelecek nesile gerçekten yetiştirebiliceğimiz bireylerle devam edelim.
Biz gözlerimizi kapatıyoruz sürekli. Gözlerimiz kapanınca dünya yok olmuyor ki. Hislerimizi, umutlarımızı, amaçlarımızı hiç bir zaman dışlamadan yaşarsak, bazı şeyleri sırf yapmak için, onun sana ne kadar zevk verebiliceğini öğrenmek için yaparsak zevk almaya başlıyoruz hayattan. Her adımından önce karar alırsan, her kararından sonra ileri ya da geri bi adım gerekir. Yerinde kalıp sadece düşünmeli bazen insan. Yalnız, çaresiz, garip gözükmeli ki. Dışarıdakiler seni çözmek için çaba harcasınlar. Basitsen zaten acizsin... Dene ve değiştir.. Denemeden kaybedemezsin.
Devamını Oku

14 Şubat 2010 Pazar

Üretim Hatası...


Hayatın başlangıcı kafadan yanlış değilmi.. çıktığımız yeri seçme şansın yok.. Aynı delik tipi yerden çıkmamıza rağmen kardeş değiliz.. Tanımadığımız iki kişinin bir kaç dakikalık zevklerinin mahsülleriyiz.. Sonradan onları tanıyoruz.. Zorunlu oldukları için bize gösterdikleri emek dolayısıyla onlara karşı biriktirdiğimiz minnettarlık onlara bağlanmamıza sebep oluyo.. :)


Pin Up - "Üretim Hatası"
Yükleyen musicplay. - Öne çıkan müzik videolarını izleyin.


Olmaya çalıştığımız tarzlar benzer.. Hep isteklerimiz iyi bi aşk, iyi iş, bol para ve Amerikan filmlerindeki gibi bir ev.. :)Daha buna artısı olanlarda var ama bu kadarı herkese yeter gibi gözüküyo.. Önümüze çıkan kaygılar hep anlıyamasakta aynı..
Yapaylık sarmış her tarafımızı.. Değişmekten korkuyoruz.. Alışkanlıklarımızı değiştiremiyoruz.. Aynı kalıp üzerine yazılmış sayfalar hoşmuza gidiyor.. Hayal kuruyoruz.. Ama uğruna çabalamıyoruz.. Çünkü hayal kurmak bedava..
Kendimle konuşmaya çalışsa insan neler dökar acaba içinden.. Aynada yaptığımız gibi değil ama.. Sadece kendini pohpohlamak için değil.. Dürüstçe kendinle yüzleşmek için.. Bi denesem neler dökerim buraya.. Sanırım Nefes-Yorgun parçası benimle konuştu biraz önce..


Nefes "Yorgun"
Yükleyen musicplay. - Öne çıkan müzik videolarını izleyin.

yalniz kalkmak istedin bak yalnizsın
pisman olmak içinse çok yaslisin
uzaklasmak istedin,
uzaktasin
tekrar sevmek içinse bambaskasin..
birak artik kndini suçlama
zaten yorgunsun
yeter artik aglama
dayanamam ben sana
daha fazla kalbini zorlama..
zaten yorgunsun..
yeter artik, aglama
dayanamam ben sana..

yalniz kalmak istedin bak yalnizsin
mutlu olmak içinse yanls yoldasin
bu sen degilsin
çok farklisin.
Yüzüne uymayan bir maske takmissin..
Birak artik kendini suçlama
Zaten yorgunsun
Yeter artik, aglama
Dayanamam ben sana..
Daha fazla kalbini zorlama
Zaten yorgunsun
Yeter artik aglama ..
Dayanamam ben sana.

Üzdün, kirdin, tek basina kaldin
kim bakacak sana?
Yanlis yaptin bak bensiz kaldin
Dayanamam ben sana

[Birak artik kendini
Zaten yorgunsun
Yeter artik
Dayanamam ben sana..]


Devamını Oku

31 Ocak 2010 Pazar

Hayatı Anlamak

Büyüyosun.. Yapıcak hiçbir şeyin kalmıyo.. denedikçe deniyosun.. kimseyi dinlemiyosun çünkü biliyosun insan acı çekmeden öğrenmez yanlışı.. çünkü biliyosun ilk dosttan yediğinde anlarsın kazığın ne demek olduğunu..
Bekliyosun.. Sanki zaman kazanırcasına bir fırt daha çekiyosun sigarandan.. Bir kaç saniyeliğine atıyosun o büyük sorumluluk korkusunu omuzlarından.. Ama dedim ya.. Bir kaç saniye..
Geride kalanlar var.. Sana gitme derken gözlerinde yaş olanlar.. Kazık yemediklerin.. Kazık yiyip hala sevdiklerin var.. İnsanlara hiç güvenin yok artık.. Yavaş yavaş hayat sana yalnızlığını hissettiryo.. Pek çok defa kullanıldığını görüyosun, farkediyosun.. Ama artık bu hoşuna gitmeye başlıyo.. Çünkü yapıcak daha iyi bi alternatifin yok.. Kendini hayattan soyutlamışsın.. Bir şeyler üretmiyosun.. Sadece yaşıyosun.. İhtiyacın olmayan şeyler kullanıyo, alıyo ve tüketiyosun..(alıntı cümle:Tunç Kılınç)
Artık ne olduğunun.. Nasıl olduğunun farkında olmadığın pek çok olay gerçekleşiyo çevrende.. Sen nasıl bu hale geldin.. Nasıl bu kadar değer kaybettin.. (Hiç değer kazandın mı o da ayrı bi konu tabiki.. Pohpohlanmak değer oldu mu ki hiç..)
Büyürken tanışman gereken en büyük sorun para.. Bir şekilde bu sorunuda çözüyosun.. Biraz zamanını alabilir tabiki..
Artık kendinden korkuyosun.. Yaptıklarından, yapıcaklarından, atıcağın birkaç adımın neye mal olucanı düşünmeden edemiyosun.. Gerçekten korkuyosun.. Yitirdiklerine yeniden kavuşmak istiyosun ama yitirdiklerin sanki hiç değişmemiş gibi düşünerek bu işe girişiyosun.. Arkana baktığındaysa tam bi hayal kırıklığı yaşıyosun.. Çünkü sen onlar mutlu diye onlardan uzaklaşmıştın.. Öyle düşünüyordun.. Bir bakmışsın ki bencillikle suçlanıyosun.. Tek yaptığın kendini mutlu etmek gibi gözüküyo..
Sigarandan bir nefes daha alıyosun.. Hayatından geçen ilişkiler geliyo gözünün önüne.. pek çoğu bi aralar merkezinden şimdi isimlerini unutmuşsun.. Hayat bu kadar mı kadersiz davrandı sana.. O eşşek kadar gösterdiği yanlışları (çünkü onlar öyle der.. yaptığın yanlış hep büyüktür..) sen hiç mi görmedin.. Kör oluşun gençliktendi biliyorsun ama artık olgunlaştım diyemiyosun çünkü onların ön yargıları var.. Artık seninle mutlu olamıycaklarını düşünüyorlar çünkü sen onları üzdün..
Büyüyosun..
Dengesizce ve kimseye sormadan.. Neden sadece yalnız başına büyür gibi yaparak kendini kandırıyosun.. Neden durmadan böyle yapıyosun.. Hayatını hep kişisel düşüncelerinle neden boğuyosun.. Neden hep kendi problemlerin varmış gibi yaklaşıyosun insanlara.. İşte bencilsin.. Onlar haklılar.. Onlar her dediklerinde hiç düşünmeden söylediler bunu çünkü onlar tamamen tarafsızdılar..
Herkes bazı şeylerin değişmesine ihtiyaç duyar.. Herkes korkularla yaşar..
Sadece önemli olan kısım.. Bence.. Bunları nasıl yaşadığımız..

Kim bilir neler neler
Geçti başından
Kimse böyle yalnız olamaz…
Anlat birer birer
Tut ellerimden
Kimse böyle küskün olamaz

Çizgi çizgi yüzünde
Gölgeli gözlerinde
Ağır sessizliğinde
Neler neler var

Ne hikayeler var…
Her bahar öncesinde
Kardelene dönüşmeyi
Kopmayı koparılmayı anlat

Karanlıkla dans etmeyi
Sonra ölüme yatmayı
Kahpe dünyayı anlat
Anlaaaat..

Titreyen çenemde
Dünya devrilmiş
Kimse böyle üzgün olamaz
Gözlerin dolu dolu

Hayatın da öyle
Kimse böyle yorgun olamaz
Hep göz pınarında
Duran o göz yaşında

Akmaya hazırlanan
Neler neler var
Ne hikayeler var
Her bahar öncesinde

Kardelene dönüşmeyi
Kopmayı koparılmayı anlat
Karanlıkla dans etmeyi
Sonra ölüme yatmayı

Kahpe dünyayı anlat
Anlaaat…
Uzaklara dalıp gitme
Gözlerin de dolmasın





Devamını Oku

20 Mayıs 2008 Salı

YIKIN HEYKELLERİMİ

Gözlerinde damlalarca yaş olucana eminim..!







YIKIN HEYKELLERİMİ
Ey milletim
Ben Mustafa Kemal'im
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim
Hala en hakiki mürşit değilse ilim
Kurusun damağım dilim
Özür dilerim

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Özgürlük hala
En yüce değer
Değilse eğer
Prangalı kalsın diyorsanız köleler

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Yoksa cağdaş medeniyetin bir anlamı
Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı
Bas tacı edebiliyorsanız
Sanatın içine tüküren adamı

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Yetmediyse acısı şiddetin savaşın
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh dünyada barisin
Eğer varsa ödülü silahlanmayla yarisin

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Özlediyseniz fesi peçeyi
Aydınlığa yeğliyorsanız kara geceyi
Hala medet umuyorsanız
Şıhtan şeyhten dervişten
Şifa buluyorsanız
Muskadan üfürükçüden

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Eşit olmasın diyorsanız kadınla erkek
Kara çarşafa girsin diyorsanız
Yobazın gazabından ürkerek
Diyorsanız ki okumasın
Kadınımız kızımız
Budur bizim alın yazımız

Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Fazla geldiyse size
Hürriyet cumhuriyet
Özlemini çekiyorsanız
Saltanatın sultanın
Hala önemini anlayamadıysanız
Millet olmanın
Kul olun
Ümmet kalın
Fetvasını bekleyin sayhül islamın
Unutun tüm dediklerimi
Yıkın diktiğiniz heykellerimi
RAHAT BIRAKIN BENI



Süleyman Apaydın
Devamını Oku

14 Mayıs 2008 Çarşamba

Gelecekte Neler Olacak?

Gelcekte neler olacak diye bir soruya bir çırpıda cevap vermek zor bir şey..ilk tahmin ya da kafamızda oluşan ilk görüntü uçan arabalar ve uzay boşluğu olsa gerek en azından benim kafamda oluşanlar ilk anda bunlar..Tahmin etsek yha bu alimlik gerektiren bir şey değil sadece biraz hayalgücü..

15-20 sene gibi kısa dönemde ortalama yaşam süresinin artacağı, gelişmiş ülkelerin nüfusunun azalmaya devam edeceği, A.B.D.’den sonra Çin ve Hindistan’ın dünyanın en büyük güçleri olacağı, Japonlar’ın düşüşe geçeceği, genç nüfusu ile Türkiye’nin en büyük ilk 15 ekonomiden biri olacağı gibi varsayımların ötesinde bir şeyler…

Asıl önemli olan 100 sene hatta 500 sene sonra neler olucak bunları hayal edebilmek..

Benim hayalgücümden örnekler vermek isterim..uzun bir düşünme safhası geçiriceme eminim..

-Herkes bir şekilde belirli program ve yazılımlarla güçlendirilmiş bir yapıya sahip..Telefon özellikle cep telefonu yok artık..Kişi bu tür ihtiyaçları için gözlerini kapatıyor kişiyi ve iletmek istediği mesajı düşünüyor..Sonunda yine sadece düşünerek evet ilet komutuyla istediği kişiye iletisini gönderiyor..

-Burdan hareketle google, yahoo gibi arama motorları yok..Düşün ve ara de..

-Uydu kontrollü bir yaşam mekanizması var..eğer kalbiniz durursa içinizdeki çipler aracılığıyla buna hemen müdhale ediliyor..

-Unutmak kişi gerçekten istemedikçe imkansız..Geçen yaz yolda gülümsediğin kişinin kaşının üstündeki beni hala hatırlıyorsun..

-Yeni bir dil öğrenmek için sadece o dilin her şeyini beyin çipine yükletmen yeterli..(italyanca'yı keşke böyle öğrenebilsem..)

-Tv falan gazete bunlar gereksiz şeyler..Kafanda konuları belrliyorsun ona göre karşına haberler geliyor sadece gözlerini kapatıp düşünmen yeterli..Seçtiğin konuların güncel haberleri hemen seninle..

-Çözemediğiniz Fizik, Kimya, Matematik problemi, sorusu yok artık..Woow:)

-Yeni çıkan bir film, kitap, oyun istersen anında sende..tabi ücretlendirmeside olucak mutlaka ki..

-Dünya nüfusu 20 milyara ulaştı ve artık gerilemeye başlıyo bunun önlenmesi için klonlama serbest..belki erkekler bile hamile kalabilir..

-Her bilim kurgu filminde gördüğümüz insana benzeyen yardımcı robotlar zaten sizin klonunuz gibi her isteğiniz düşündüğünüz anda sağınızdan robot tarafından uzatılıyor..

-Savaşlar artık ırklar arasında değil gecegenler uzay sistemleri arasında..Biz dünya milletiyiz..Karşımızda hala birçoğunun nasıl öldüğünü keşfedemediğimiz canlılardan korunmak için tek bir lisan ve amaçta birleşmişiz..

-Küresel ısınma sebebiyle dünya üzerindeki nüfus giderek azalmaya ve başka gezegenlere göç başlamış..dünyada en son kalıcak kara parçasının Manisa olucanı söylüyorlar ama 2 sene sonra o da kalmıycak bilim adamları tekrar suları düzenli seviyesine getirip nasıl dünyayı tekrar yaşanabilinir kılabiliceklerini araştırıyorlar..

-Doğal yiyecekler dünyadaki kaynakları tükendiği için çok ama çok pahalı kiloyla artık çilek bile alınmıyor büyükler eskiden 1 ton çilek parasıydı o 10 çilek diyor..

-Bilim adamları araştırıyor demiştik yha denizleri kullanmaya başlıyan kesimler var deniz altında yaşamaya başlıyorlar..

-Arabalar bizden daha zeki binmemiz yeterli 2 dk sonra istediğimiz yerdeyiz..

-Belirli kabinlerde kodunu girdiğimizde ışınlanarak o koda sahip ışınlanma kabinine varabiliyoruz..

-Uydu sayesinde artık bilgisayardan her yeri görmek mümkün paris işte orda bakın ekranınızda şu arabaya binmeye ne dersiniz gezmek böyle bir şey her ne kadar bilgisayarınız başında oturuyor olsanızda 5 duyunuz orda..

-Artık sinemada , müziklerde kokuyu duyabiliyoruz tadabiliyoruz ve hissedebiliyoruz şu canavar size mi dokundu oww..

-Beyin artıks adece sağ ve sol loptan oluşmuyor bir de yapay lopunuz var sonradan eklenmiş bu boyut sayesinde farklı şeyler ortaya çıkıyor belkide..

-Düşünce hızı bulunmuş ışık hızının 987 katı:)

ilk aklıma gelen bunlar oldu..Sadece hayalgücü..

Gelecek eğer böyle olacaksa; tamam daha uzun yaşayacağız da, aldığımız nefesin kalitesi azalacak gibi. Yazdıkça da buruk bir tad oluştu bende. Bazı gelişmeler hoş gibi duruyor da, hiç olmasa sanki.

Geleceğe değil de, biz en iyisi geçmişe mi gitsek?

Sizin hayalgücünüz nasıl...




Devamını Oku

6 Aralık 2007 Perşembe

RockA




RockA
2005 yilinin eylül ayinda Ankara/Türkiye'de kurulan genel olarak nu metal,rapcore grubu.Cem Sönmez(bas) ve Halil Özüpek(vokaller) tarafindan temelleri oturtulmus grup,son halini 1,5 sene sürecinde 2 gitarist ve 1 davulcu degisikliginden sonra Ocak 2007'de almistir. Sarkilarinda 3 veya 3'ten fazla kompozisyon yazan RockA,sert gitar riff'leri ile zaman zaman rap,zaman zaman hardcore vokalleri bir potada eritip çok fazla ön plana çikmayan elektronik altyapilarla saglamlastirarak kulaklariniza bagirir. RockA sarki sözlerinin tamaminin altinda imzasi bulunan Halil Özüpek'in müzige rap yaparak baslamasi ve temelinde rap sound'unun olmasi grubun canli performansindaki sov yönünü biraz daha ortaya çikarir.Enerjik ritimler ile beraberinde gelen kopma noktalari RockA sarkilarindaki en önemli unsurdur. Kurulusundan beri kesinlikle bir bar grubu olmayi kabullemeyen RockA,çalismalarini hep ileriye yönelik projelerle sürdürmüs ve profesyonellik olgusunu bünyeside barindirmistir.Bu amaçla ilk günden beri beste çalismalarina yogunlasmis ve sirketlesme adimlarini atarak ismini bir markaya dönüstürmek istemistir.Bir müzik grubundan öte bir marka olma hedefiyle çalismalarini bu yönde yürüten RockA,yurtiçi ve yurtdisi baglantilar kurarak amacina "amatör bir ruhla" ulasmaya çalismaktadir.




RockA'nın Çalışmaları..!!

//RockA-Masal
//RockA-Kir Kapilari
//RockA-Zor
//RockA-Ayni Ben Gibi
//RockA-Kacarken
//ROM-Ne Istedin
//ROM-Porno
//ROM-Masal
//ROM-Affedilmeyen Yalanlar


Devamını Oku

3 Aralık 2007 Pazartesi

Sıkıştırılmış dosyaların şifrelerini bulmak..!!

Geçenlerde Grup Feza'nın Yetmedi Albümünü indirdim internetten..!!(illegal ama:)) Ama rar dosyasının pass'ı verilmemiş ve 40 mb deli oldum ve rar pass kırıc aramaya başladım bu dökümanlara biraz zorlanarak ulaştığım için buna benzer sorunlar yaşayan arkadaşlarımla paylaşmak istedim...!! Sabit disk alanınızı daha iyi değerlendirmek, birbiri ile ilgili olan dosyaları bir arada tutmak, yazıtipi ve simge gibi sabit diskte çok fazla bölünmeye yol açan dosyaları paketlemek gibi amaçlara hizmet eden dosya sıkıştırma uygulamaları, bilgilerinizi şifrelemek için de kullanılabilir. ZIP, RAR, ACE ve ARJ formatlarının tümü şifrelemeye izin verir. Şifre taşıyan ZIP uzantılı dosyaları açmak ve içeriğini görüntülemek için www.zip-backup.com/zippassword adresinden indirilebilen Zip Password Recovery adlı uygulamayı kullanabilirsiniz. Uygulama ücretsiz olmasına karşın sizden bir seri numarası ister. Programın web sitesine kayıt olarak ücretsiz seri numaranızı almanız mümkündür.

Programı kullanmaya başlamak için ilk olarak Open Zip tuşuna basıyoruz ve şifresini bulmak istediğiniz ZIP dosyasını açıyoruz. Şifrenin içerisinde rakam bulunduğunu düşünüyorsak ‘Numbers 0-9' seçeneğinin işaretlememiz faydalı olacaktır. Alttı haneye kadar olan şifreler çok hızlı bir biçimde bulunurken, şifredeki hane sayısı arttıkça bulmak daha da zorlaşıyor. Şifre bulmak için kullanabileceğimiz diğer bir ücretsiz uygulama ZIP Password Finder. Windows 95, 98, NT 4, 2000 ve 2003 işletim sistemleri ile uyumlu olan bu programı http://www.astonsoft.com/ adresinden indirebilirsiniz.

Devamını Oku

İlk Kaydedilen Alan Adı Neydi?


Bir çoğumuz internet denilen ve şu an içinde gezdiğiniz oluşumun yirmi yılı aşkın bir geçmişinin olduğunu biliyoruz. Peki, kaydedilen ilk alan adı hangisiydi? Bir internet sitesinde gördüğümüz liste bizi çok gerilere götürdü. Belki şu an bunu okuyanlar arasında o vakitler henüz dünyaya gelmemiş dostlarımız da vardır. Yirmi seneden eski olan internet kavramı bu şekilde değerlendirilince biraz da garip geliyor. Aslında kaynakta ilk .com alan adı hangisiydi yazıyordu. Ama biraz okuyunca listenin ilk sıralarında .edu alan adlarını görüyoruz.
İlk Alan Adları Üniversitelerin

İlk tescil edilen alan adları dört Amerikan üniversitesine ait. Nisan 1985 tarihinde cmu.eduCarnegie Mellon), rice.edu, purdue.edu ve ucla.edu alan adları kaydedilmiş durumdaydı. ilk .com alan adı ise 15 Mart 1985 tarihinde kaydedilen ve hâlâ çalışan symbolics.com adresiydi.

İlk Yüz İçinde Kimler Var?
İlk yüz listesinde birçok tanıdık ve bir o kadar da ilgisiz alan adı var. Listenin başında xerox.com ve ibm.com gibi büyük şirketleri görmek mümkün. Listenin tamamına ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.
Devamını Oku

2 Aralık 2007 Pazar

EURO 2008 Finalleri..!!



EURO 2008 Finalleri'nin kura çekimi İsviçre'nin Luzern kentinde yapıldı. Türkiye'nin finallerdeki rakipleri İsviçre, Portekiz ve Çek Cumhuriyeti oldu. 13. Avrupa Futbol Şampiyonası Finalleri'nin kura çekimi İsviçre'nin Luzern kentinde yapıldı. Türkiye'nin finallerdeki rakipleri İsviçre, Portekiz ve Çek Cumhuriyeti oldu. Kura çekimine Rusya, Fransa ve Polonya'nın da bulunduğu 4. torbadan katılan Türkiye, Avusturya ve İsviçre'nin ortaklaşa düzenleyeceği 13'üncüsü yapılacak 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası Finallerinde İsviçre, Portekiz ve Çek Cumhuriyeti takımlarıyla gruptan çıkabilmek için mücadele edecek. (A) Milli Takım, finallerde yer aldığı (A) Grubu'nda ilk maçını 7 Haziranda Portekiz ile Cenevre'de yapacak. Milliler ikinci maçını 11 Haziranda İsviçre ile Basel kentinde, gruptaki son maçını ise 15 Haziranda Cenevre'de Çek Cumhuriyeti ile oynayacak.

A GRUBU
İsviçre
Portekiz
Çek Cumhuriyeti
Türkiye

B GRUBU

Avusturya
Almanya

Hirvatistan
Polonya

C GRUBU
Hollanda
İtalya

Romanya
Fransa

D GRUBU
Yunanistan
İspanya
İsveç

Rusya

13. Avrupa Futbol Şampiyonası Finalleri, İsviçre ve Avusturya'nın 8 ayrı kentinde, 7-29 Haziran 2008 tarihleri arasında düzenlenecek.

Devamını Oku

Piiz..!!



Piiz
Piiz grubu 2003 yılında kurulmuştur. çok sayıda bar ve konser performansından sonra grup tekrar yeni bi oluşum içine girmiştir.grubun kurucusu olan ahmet (bas gitar) ve volkan(elek.gitar)2004 yılının eylül ayında yine eskişehir grubu olan absolution'dan onur(davul)ve manisa limon grubundan erhan(vokal-elek.gitarbünyesine katarak yoluna devam etmiştir.grup bu haliyle ilk performansını 13 ekim'de direc_t'i grubuyla beraber eskişehir rağbet barda göstermiştir.daha sonra gruptan ayrılan volkan'ın yerine yine absolution grubundan doğa'yı(elek.gitar)kadrosuna dahil etmiştir.beste ruhunu bu kadrosuyla yakalayan grup, ankara'da bulunan 'midasın kulaklığı' ve 'çsm' stüdyolarında demo kayıtları yapmıştır.gitar vokal erhan tonbul'un gruptan ayrılmasından sonra sesine ve sahnesine çok güvendiği eskişehirin en sağlam seslerinden EMİR YAŞAR'la anlaşarak grup ruhunu tekrar yakalamıştır.son olarak gruba dahi olan muzaffer (muzo)klavyesiyle hem bestelere hemde coverlara yenilik getirmiştir.grubun şuan ki ve gelecekteki amacı bestelerini daha geniş kitlelere duyurabilmek için albüm yapmaktır ve bu yolda da ilerlemektedir. vokal:emir yaşar davul:onur yatar(panda) gitar_geri vokal:doğa usta bas gitar:ahmet çilingir klavye:muzaffer doğan(muzo)

PiiZ'in myspace linki
http://www.myspace.com/piizband

piiz'in resmi fan sitesi
http://piiz.forumactif.biz


Devamını Oku

Ekim'de İnternette Ne Aradık?


Google, istatistiklerini bir kez daha güncellendi. Bütün ülkelerin o ay içerisinde yaptığı aramalarda artış gösteren kelimeler belli oldu. İşte bizimkiler.
Google, hizmet verdiği bütün ülkeler için özel olarak detaylı istatistikler tutuyor. Bu istatistiklerden bazılarını da paylaşıyor. Bu paylaşımlardan biri de; o ay içerisinde aramalarında en çok artış görülen kelimeler. 1 ay gecikmeli olarak yayınlanan kelimeler için Ekim istatistikleri geldi.
İşte O Kelimeler

1. kanal 24
2. TÜRKÇE SÖZLÜK
3. isimlerin anlamları
4. ak bank
5. clubpenguin
6. candan erçetin
7. namaz vakti
8. sitene ekle
9. ŞANS TOPU
10. futbol oyunları
11. ekolay net
12. gta hileleri
13. dacia
14. hoppala
15. adil ışık
Devamını Oku

MSN Messenger 9..!!



En popüler anında mesajlaşma yazılımı çağ atlamaya hazırlanıyor. Windows Live Messenger 9.0'ı ilk önce download etmek isteyenler bu haberi kaçırmasın.

Geçtiğimiz hafta, davetiye sistemi ile test için dağıtılan Windows Live Messenger 9.0 Beta'nın daha geniş kitlelere dağıtımı, bu akşam veya gece yarısından itibaren başlayacak. İlk etapta 5.000 adet dağıtılacak olan Windows Live Messenger 9.0 Beta'nın sayısı, daha sonra artacak. Microsoft'un, rakiplere oranla elinin en güçlü olduğu alanlardan biri olan anında mesajlaşma yazılımının bu sürümünde köklü değişikliklere gideceği bildiriliyordu.

Nasıl İndiririm? Yazılımı ilk indirenlerden olmak için aşaıdaki adımları takip edin; :: http://connect.microsoft.com adresine girin. :: MSN hesabınızla (Windows Live ID) giriş yapın ve istenen bilgileri güncelleyin. :: "Available Connections" bağlantısına tıklayın. :: Açılan sayfada gözleriniz "Windows Live Messenger 9" arasın. :: Yeni MSN'de ne olmalı? İsteklerinizi bu başlığa yazın.
Devamını Oku

23 Ekim 2007 Salı

Kolluk şeklinde USB bellek..!!!

Vicky Wei, birbirleri ile birleşebilen ve kol bandı olarak taşınabilen USB bellekler geliştirdi.

Bu bellek- zinciri bilgisayara bağlandığında tek bir sürücü olarak gözükecek.


Şuana kadar Wei'ın fikri sadece "Memory Infinite" (sonsuz bellek) tanımlaması ile bir konsept olabiliyor.
Devamını Oku